15. Alaçatı Ot Festivali – basın toplantısı

08.04.2026

Alaçatı Ot Festivali bu yıl bambaşka bir ruhla geliyor


Bugün Çeşme Belediyesi’nin ve Sayın Lal Denizli’nin davetiyle 15. Alaçatı Ot Festivali basın toplantısına katıldım. Öncelikle bu zarif davet için içtenlikle teşekkür ederim. Ben Alaçatı’da yaşayan biri olarak bazı haberleri uzaktan değil, tam kalbinden duyuyorum. Bu da onlardan biriydi.

Bugünkü lansmanda enerji gerçekten çok yüksekti. SÖZCÜ TV, ANKA Haber Ajansı ve daha birçok basın kuruluşunun da takip ettiği toplantıda, bu yıl Alaçatı Ot Festivali için daha güçlü, daha lifestyle bir çizgi ve yemek odağını daha görünür kılan bir yaklaşımın hazırlandığı net biçimde hissediliyordu.

Podyumda, Sözcü TV ve Anka gibi büyük ve tanınmış haber ajanslarının mikrofonları görünüyor.
Anka Haber Ajansı kameramanı, Alaçatı Ot Festivali’nin basın toplantısında kamerasını ayarlıyor.

Ve açık söyleyeyim, bu yıl festivalin havasında çok belirgin bir yenilik var.

Hepimizin sevdiği o Alaçatı ruhu elbette yine yerinde. Sokaklar, bahar ışığı, Ege’nin mis gibi kokusu, güzel sofralar, kalabalığın tatlı telaşı… Hepsi olacak. Ama bu kez işin çerçevesi biraz daha özenli, biraz daha rafine, biraz daha uluslararası. Bence en güzel tarafı ise şu: Festivalin özü kaybolmuyor. Tam tersine, daha da belirginleşiyor. Yani ot. Yani yemek. Yani bu coğrafyanın doğadan sofraya uzanan gerçek hikayesi.

Bu yıl festival 20-26 Nisan tarihleri arasında tam 6 gün sürecek ve ilk kez “uluslararası” kimliğiyle gerçekleşecek. Teması da çok anlamlı: Köklerden Dünyaya. Bence bu tema Alaçatı’yı çok iyi anlatıyor. Çünkü burası tam olarak böyle bir yer. Kökü çok güçlü, etkisi çok geniş.

Basın toplantısında hissettiğim şey şuydu: Başkan Lal Denizli bu yıl festivali daha lifestyle bir yaklaşımla, daha çağdaş, daha şık ama aynı zamanda daha karakterli bir noktaya taşımak istiyor. Bunu yaparken de işin merkezine gerçekten yemeği koyuyor. Sadece kalabalık, sadece etkinlik, sadece görsel şölen değil. Mutfak da sahnede. Üretici de sahnede. Yerel otlar da sahnede.

15. Alaçatı Ot Festivali basın toplantısında bekleyen Tanja Özoğlu’nun portresi.
Basın toplantısı için gelen değerli misafirler yerlerini almış. Salon dolu; her yerde oturan misafirler konuşmayı dinliyor. Önde ise iki kamera lensi görünüyor.

Ben buna ayrıca çok sevindim.

Çünkü Alaçatı Ot Festivali sadece güzel fotoğraf veren bir etkinlik değil. Evet, çok güzel fotoğraflar çıkıyor, o ayrı mesele. Ama bu festivalin asıl kıymeti Ege’nin ot kültüründe, geleneksel tariflerinde, yerel mutfağında ve üretici emeğinde saklı. Bu yıl o tarafın daha görünür olacağını duymak bence çok değerli.

Bir başka heyecan verici detay da uluslararası gastronomi tarafı. Festival, World Chefs akreditasyonu ile daha büyük bir ölçeğe taşınıyor. İlk üç günde profesyonel şeflerin yanı sıra lise ve üniversite öğrencilerinin de katılacağı uluslararası gastronomi yarışmaları yapılacak. Üstelik 13 ülkeden 50 şef geliyor. Yani bu yıl Alaçatı’da sadece güzel bir festival atmosferi olmayacak, aynı zamanda gerçek anlamda güçlü bir gastronomi buluşması yaşanacak.

Ve evet, yıldızlı şefler de geliyor.

Bence bu detay çok şey anlatıyor. Çünkü Alaçatı’nın mutfağı zaten başlı başına çok güçlü. Şimdi bu gücün daha görünür hale gelmesi, daha çok konuşulması ve daha iyi anlatılması için gerçekten doğru bir zemin hazırlanıyor. Yerel otların, tariflerin ve Ege mutfağının böyle bir sahnede öne çıkması çok kıymetli.

Bu yılın seçili otu ise körmen. Ege mutfağını sevenler ne kadar özel bir lezzet olduğunu zaten bilir. Bilmeyenler için de şahane bir keşif fırsatı olacak. Festival boyunca körmenin yerel mutfakta nasıl kullanıldığını, geleneksel tariflerle nasıl buluştuğunu ve neden bu kadar sevildiğini daha yakından göreceğiz. Ben böyle detayları çok seviyorum. Çünkü bir yeri gerçekten tanımak istiyorsanız, önce onun mutfağını anlamanız gerekir.

Festival programı da oldukça dolu. Söyleşiler, atölyeler, sergiler, gastronomi etkinlikleri, spor aktiviteleri ve kültür sanat buluşmaları Alaçatı’ya ayrı bir hareket katacak. Akşamları ise Nil Karaibrahimgil, Mert Demir ve Şevval Sam gibi isimler sahnede olacak. 23 Nisan’a denk gelen bölümde kortej, çocuklar ve gençler için özel içerikler, ayrıca “en iyi kostüm” yarışması da yer alacak. Yani ister arkadaş grubunuzla gelin, ister ailenizle, ister sadece iyi yemek yemek ve biraz ilham almak için gelin; programın içinde kendinize ait bir parça mutlaka bulacaksınız.

Tanja Özoğlu (tanyageziyor) ve Çeşme Belediyesi çalışanları, ön girişte 15. Alaçatı Ot Festivali panosunun önünde poz veriyorlar.

Buradan hem Türkiye’deki hem Almanya’daki takipçilerime de ayrı ayrı seslenmek istiyorum.

Beni uzun zamandır takip edenler biliyor, ben Alaçatı’da yaşıyorum. O yüzden size gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim: Nisan ayında Alaçatı gerçekten çok güzel oluyor. Hava tam kararında. Doğa capcanlı. Sokaklar hareketli ama boğucu değil. Her köşede başka bir tat, başka bir ses, başka bir detay var. Bir kahve içmek bile keyif. Uzun bir sofraya oturmak ise zaten bambaşka.

Türkiye’den gelecek olanlar için bu festival harika bir bahar kaçamağı. Almanya’dan gelecek takipçilerim için de açıkça söylüyorum, valizi hazırlamak için çok geçerli bir sebep. Birkaç günlüğüne bile gelseniz iyi gelir. Hem festival yaşanır, hem Alaçatı sokakları doyasıya gezilir, hem de Ege’nin o sakin ama şık hali insanın içine işlenir.

Ben bu yılki Ot Festivali’ni özellikle merakla bekliyorum. Çünkü hissiyat çok net: Daha güçlü bir vizyon, daha özenli bir atmosfer, daha uluslararası bir çerçeve ve en önemlisi yemek odağını daha görünür kılan bir festival geliyor.

Bence bu çok doğru bir adım.

Alaçatı zaten her zaman güzel. Ama bazı yıllar vardır, bir etkinlik sadece güzel olmaz, hafızada da yer eder. Bu yıl bana öyle bir yıl gibi geliyor.

Takvimlerinize şimdiden not edin: 20-26 Nisan.
Otlar sahnede olacak. Sofralar daha da güzelleşecek. Alaçatı yine çok konuşulacak.

Ben orada olacağım. Siz de gelin.

Sevgiyle,
Tanja Özoğlu
@tanyageziyor

Görüşmek üzere – yazısı

İlginizi Çekebilir

Tanja Özoglu
Tanja Özoglu, hayatını Alaçatı ve Düsseldorf arasında paylaşan, iki farklı yaşam dünyasını zarafetle bir araya getiren bir lifestyle influencerıdır. Üç çocuk annesi olan Tanja, Alaçatı’yı sadece yaşayan değil, onun ruhunu, ritmini ve günlük hayatındaki ince güzellikleri hissederek anlatan bir isimdir. Uzun yıllar İstanbul’da yaşadıktan sonra beş yıl önce Ege’ye taşınmış ve o günden bu yana Alaçatı’nın taş sokakları arasında kendine yeni bir hayat kurmuştur. Sörf yapmayı, Alaçatı Pazarı’nda dolaşmayı ve bu özel beldenin saklı güzelliklerini keşfetmeyi çok sever. Gözlemlediği küçük anlar, sevdiği köşeler ve ilham veren detaylar, zamanla onun yazılarında kendine zarif ve samimi bir yer bulur. Tanja Özoglu, yazılarında ve köşe yazılarında Alaçatı’daki yaşamı kendi bakış açısıyla okurlarına taşır: şık, içten ve Ege’nin en özel köşelerinden birine duyduğu gerçek bağlılıkla.
Kategoriler
Alaçatı
İpuçları
Alaçatı Etkinlikler
Alaçatı Yeme ve İçme
Alaçatı Gezilecek Yerler
Sahiller, Koylar ve Plajlar
Alaçatı Otelleri
Blog Yazıları